Adalar Savunması – “Adalar’ı Savunmak, Neden, Nasıl?”

web_2_adalar_savunması

Çarşamba Seminerleri’nde 21 Kasım 2018 konuğu #dayanışma teması ile Adalar Savunması!

Adalar Savunması, Haziran 2013 Gezi Parkı eyemleri sonrasında Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’da oluşan forumların, Gökçeada ve Bozcaada’daki forum ve demokratik inisiyatiflerle, Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası, Çevre Mühendisleri Odası gibi meslek odalarıyla, Adalar’dan özgür ve gönüllü bireylerin 2014 yılında yanyana gelerek oluşturduğu bir hareket ve iletişim ağıdır. Yaşam alanlarımızı ve Adalarımızı kent hakkı temelinde savunmayı ve tüm yaşam alanlarımız üzerindeki söz ve karar hakkımızı gerçekleştirmeyi amaçlayan savunma, Adalar’ın doğal, kültürel ve tarihi zenginliklerini korumayı, doğayı ve onun bir parçası olan insanı savunmayı, eşsiz bir ekosisteme sahip olan Adalarımızın turizm ve kalkınma bahanesiyle geri dönülemez bir şekilde tahrip edilmesini engellemeyi hedeflemektedir.

Adalar Savunması yapılaşma, turizm ve ticarileştirme tehdidi altındaki Adalar’ın yaşadığı doğal, tarihi ve kültürel tahribatın, sağlık, ulaşım, eğitim gibi alanlardaki yoksunluğun aşılması için kamuoyu oluşturmakta, acil eylem planları yapmakta ve bu doğrultuda hareket eden tüm topluluk, kurum ve kişilerle dayanışma içinde bilgi üretmeyi, paylaşmayı ve mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Tüm kurum, siyasi parti ya da eğilimlerden bağımsız bir hareket ve iletişim ağı olarak faaliyet yürütmekte olan Adalar Savunması, eylem, etkinlik ve toplantı duyuruları açık platformlarda yapılmaktadır.

Adalar Savunması’nın “Adalar’ı Savunmak, Neden, Nasıl?” başlıklı konuşmasının tanıtım metninden:

“Adalar bugüne gelene kadar yalnızca birer inziva bölgesi, piknik alanı ya da tatil/sayfiye beldesi olarak algılandı. Halen de çeşitli kamu kurumları ve halkın bir kesimi tarafından böyle algılanıyor. Merkezi hükümetin ve yerel yönetimlerin politikaları sonucunda İstanbul anakarasında yaşanan doğal ve yeşil alanların kaybı, kamu kurumlarını Adalar’ın bir piknik ve rekreasyon alanı olarak planlanması sonucunu doğuruyor. Adalar bir bütün olarak doğal ve tarihi sit alanı olmalarına rağmen İstanbul’un günübirlik turizm ve rekreasyon alanı olarak işlevlendiriliyor. Günümüzde yılda 6 milyonu aşkın turistin ziyaret ettiği Adalar, son 20 yılı büyük bir değişim içinde geçirirken, kontrolsüz turizm ve imar uygulamaları Adalar’ın doğal, kültürel, mimari dokusunu tahrip ediyor, Yassıada ve Sivriada yokediliyor, üzerinde yerleşim bulunan Adalar hızla çözülüyor, bir yaşam alanı niteliğini kaybediyor. Adalar’ın genellikle unutulmuş ve yoksunluğa terkedilmiş, son 70 yılda da büyük demografik hareketlerle dönüşüme uğramış yerli nüfusu ve buraya genellikle “bir şey yapmamak” için gelen insanların kendilerini ve Adalarını savunabilmeleri ancak “yaşam alanına sahip çıkmaya” odaklanmış zeminler yaratmakla mümkün.

Günümüzün sosyal ve siyasal yaşamının boğucu atmosferine karşı yaratıcı, üretken ve özgürlükçü alanları çoğaltmak, Adalar’da görünür olmakla sınırlı kalan, herhangi bir toplumsal dönüşüm ufku olmayan, sosyalleşme odaklı STK girişimlerinin ötesine geçmek Adalar Savunması’nın öncelikli amaçlarından biri. Adalar’ı Yassıada ve Sivriada projelerine karşı muhalefetle, sağlık eylemleri ve ulaşım kampanyalarıyla, hayvan hakları hareketiyle, ekolojik envanter çalışmalarıyla, imar planı tartışmalarıyla birlikte yeniden birer yaşam alanı olarak İstanbul ve Türkiye gündemine taşımayı başaran Adalar Savunması Çarşamba Seminerleri’nde Adalar’ı anlatıyor.”

Seminerimize katılımınızı bekliyor, davetimizi yaygınlaştırmanızı rica ediyoruz.

Adalar Savunması ile ilgili detaylı bilgi için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

www.facebook.com/adalarsavunmasi

www.twitter.com/adalarsavunmasi

www.instagram.com/adalarsavunmasi/

www.dokuzadabirdeniz.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir