Melis Oğuz – Mekanın Cinsiyeti / Cinsiyetin Mekanı: Kente Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bir Bakış

CS_TS_D_3

Çarşamba Seminerleri bu dönemin ikinci seminerinde,  MSGSÜ Kadın Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi 8 Mart Mor Baykuş etkinlikleri kapsamında #toplumsalcinsiyet teması ile Melis Oğuz’u konuk ediyor!

Melis Oğuz, 2005 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama lisans, 2006’da Sosyoloji lisans derecelerini aldıktan sonra, 2007’de London School of Economics and Politcial Science Sosyal Politika Bölümü’nde kentsel dönüşüm ve konut üzerine yoğunlaştığı yüksek lisansını tamamladı. 2008’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde başladığı doktora çalışmalarını, 2010’da Berlin Teknik Üniversitesi ile ortak doktora programı protokolü çerçevesinde gerçekleştiren Oğuz, Berlin ve İstanbul’da göçmen kadınların kamusal alan kullanımı ve kentsel hareketlilikleri üzerine hazırladığı doktora tezini 2016’da tamamladı. Halen Beykent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak akademik çalışmalarına devam eden Oğuz’un çalışma alanları arasında toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kent dönüşüm, neoliberal kentleşme, enformalite, toplu ve paratransit taşıma sistemleri, yeşil yerleşmeler, kent ve çocuk bulunmaktadır. Konuğumuzun “Mekanın Cinsiyeti / Cinsiyetin Mekanı: Kente Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Bir Bakış” başlıklı sunumunun tanıtım metninden:

“Kentsel alan, algısal ve fiziksel çokyönlülüğü ile toplumun sosyal, ekonomik ve politik yapısını yansıtma, pekiştirme ve sürdürme işlevlerine sahiptir. Toplumsal cinsiyet dayatmaları, fiziksel mekanda vuku bulduğunda, toplum tarafından içselleştirilir ve ‘uyulması gereken kurallar’ haline dönüşür. Kent, çeşitlilik ile anlam kazanır; dolayısıyla erişilebilir mekanlar tasarlamak ve bu mekanların sürdürülebilirliğini sağlamak, kentlilik hakları açısından önemlidir. Kent, sağladığı tüm imkanlar ile çeşitliliğe kucak açan bir yapı ile kentlilere demokratik yaşam hakkı sunar. Toplumsal cinsiyete duyarlı mekanlar, kentte yaşam kurgusunun bir ve tek olmadığı fikrine dayanan, farklı hassasiyetlere ve ihtiyaçlara cevap verebilen ve kentlilere alternatif kentsel yaşam kurguları sunabilen nitelikte olmalıdır. Kent, ancak tüm kentliler kentten eşit şekilde yararlanabildiğinde işlevini yerine getirir. Cinsiyetlerin mekana, mekanların cinsiyetlere hükmetmediği şehirlere…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir