Güldehan Atay, Yılmaz Değer, Oğuz Ayata, Ömer Devrim Aksoyak – “Kenti Oyuncak Etmek”

unnamed-1

21 Aralık’ta, Çarşamba Seminerleri’nin bu dönemki son seminerinde #bölümden teması ile Ömer Devrim Aksoyak, Güldehan Atay, Yılmaz Değer, Oğuz Ayata’yı konuk ediyoruz. Atölye yürütücüleri MSGSÜ ŞBPB’nden kentsel tasarım ve kent tarihi üzerine çalışmaları olan Ar.Gör. ve mimar Ömer Devrim Aksoyak; MSGSÜ Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi Programı’ndan “çocuk-mekân-oyun ilişkisi”ne ilişkin çalışmaları da olan Yard.Doç.Dr. Güldehan Atay; kamusal mekân ve kent sorunları üzerine çalışmaları olan mimar Oğuz Ayata; Lotus Mimarlık’ın kurucu ortaklarından, MSGSÜ Mimarlık Bölümü Mimari Proje ders yürütücülerinden Yılmaz Değer’den oluşuyor. Ekibin “Kenti Oyuncak Etmek” başlıklı sunuşlarının tanıtım metninden:

“Oyun, mekânı kurgularken bir araç olabilir mi? Bu önerme ile başlayan “space play and architecture” atölyesi, kent içinde seçilen çeşitli alanlarda yapılan enstalasyon çalışmaları ile İKSV 2. İstanbul Tasarım Bienali’ne paralel bir etkinlik/sergi olarak katılmıştı. Bu yıl, Mark Wigley ve Beatriz Colomina’nın 3. İstanbul Tasarım Bienali için hazırladığı sorulardan birkaçını eksen alarak bu bağlamda oyun-mekân ilişkisi üzerinden düşünülen işlerin üretilmesi hedeflenerek;

-İnsan tasarlayan bir canlı mıdır?

-Tasarım sürekli köklü eşitsizlikler mi yaratır?

-İyi tasarım anestezik midir?

-Anestezisiz tasarım İnsanlığa dair önemli sorular sorar mı?

önermeleri etrafında üretilen işler, yakın zamanda bir şantiyeye çevrilmiş olan kentin çeşitli bölgelerinde gündelik yaşam kurgusuna odaklanan, kentin değişen-dönüşen yaşamsal kodlarının insanlar tarafından nasıl algılandığını/dönüştürüldüğünü anlatan işlerin üretimini hedefleyen bir atölye çalışmasıdır.

Katılımcıların bir mekânı ele alıp basit bir kurgu ile proje üretmesi ve sonra da onu inşa etmesi üzerine kurgulanarak oluşturulan işler, aynı zamanda bir işi gerçekleştirirken araya giren aktörler ile ilişki kurmak bağlamında önemli bir tanışma/çarpışma olarak tanımlanabilir. Oyunun en önemli parametresi, katılımcı bir yaklaşımla ele alınma zorunluluğudur. Kurgunun katılıma açık olması ve izleyenlerin tasarımın bileşenlerinden biri haline gelmesi önemli bir kriterdir. Bu bağlamda tasarımın ucu açık bir kurguya referans vermesi önkoşul oluşturmaktadır.

Atölye yürütücüleri ile birlikte Perşembe Pazarı-Galata-Kabataş üçgeni içinde kalan bölgede yapılan çalışmalar, atölye mekânlarının yanı sıra sahada da gerçekleştirilmiştir. İlk gün atölyede yapılan sunumların ardından önerilen alanlarda iki günlük saha çalışması ve bir günlük sunum paftası çalışması ile birlikte toplamda beş günlük bir workshop süreci tamamlanmıştır.

Sonuç ürünler, İKSV 3. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında İTÜ Taşkışla’da ve MSGSÜ Fındıklı’da sergilenmiştir.”

Atölye katılımcıları: Vildan Çetiner, Sema Ünal, Gaye Karbeyaz, Cantuğ Yıkar, Baharcan Boztunç, Sibel Hayrettin, Ezgi Aksoy, Helin Cihan, Burcu Değerli, Tuğba Tacihan Çelebi, Büşra Gündoğdu, Saime Benan Kaya, Yasemin Şen, İrem Eke, İlke Dağdelen, Ceylin Ceyda Hündal, Cansel Ceviz, Ebru Koşar, Begüm Eser, Çağla Kuşcu, Umut Bora Şahin, İrade Yıldırım, Aleyna Sağır, Merve Engür, Ecem Dağlı, Beste Sofuoğlu, Dilara Altun, Zeynep Yılmaz, Yunus Emre Açıkgöz, Merve Özbek, Esra Salt.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir